16 Temmuz 2012 Pazartesi

Beşiktaş nereye? #2


Fikret Orman'ın küçülme politikasının ilk icraatleri oyuncu maaşlarıydı. Buna ilk bölümde değinmiştim. Bunun dışında kadroya katılması planlanan oyuncuların da hem bonservislerinin, hem de maaşlarının düşük olmasına dikkat ediliyor.

Bu noktada aldığı değil de almadığı oyuncularla eleştirebilirim Beşiktaş'ı. Bugün Brezilya'dan genç, yetenekli ve ucuz oyuncu bulmak kolay değil. Olmadığından değil, artık Avrupa kulüplerinin buraya erken tezgah açtığından. Bundan 10 sene önce 19 yaşında, yetenekli, milli takım potansiyelli bir oyuncu bulunabilirdi ama artık o oyuncu 16-17 yaşındayken biliniyor, keşfediliyor. Beşiktaş da deneyebilir ama öncelik olmamalı.

Öncelik İskandinav ülkelerine verilmeli. Balkanlar da olabilir. Bugün İskandinav takımları özellikle Afrika kökenli, yetenekli oyunculara sahip. Buradan gelecek oyuncular değerlendirilebilir. Benzer şekilde Hırvat, Sırp, Boşnak oyuncular incelenmeli. Beşiktaş, scouting'e dünden daha fazla önem vermeli. Verecek de...

Hedef düşük maliyetli, potansiyel oyuncu bulmak olmalı. Ortalamanın üstü yerli ile genç, potansiyelli ya da yetenekli, tecrübeli yabancıları harmanlayarak düzlüğe çıkılabilir.

FEDA kampanyası da taraftar için taşın altına elini sokma vaktiydi. Taraftarın ilgisi fena değildi açıkçası. Son rakamları bilmiyorum ama hiç de azımsanmayacak sayıda tişört satıldı. Dergi üyeliği arttı. Kombineler yeni çıktığı için bunun hakkında konuşmak için henüz erken. Yeni sezon formaları da kombineler gibi yakın zamanda piyasaya sürüldü.

Kampanya oldukça anlamlı. Dikkat çekilen hususu ve kampanyanın sembolü başarılı. Ancak başarısız noktalar da var. Hatta başlatılmasının ardından ciddi sıkıntılarla karşılaşıldı. En çok ihtiyaç duyulan zamanda tişörtlerin yetiştirilememesi; Dergi ücretlerinin bir anda arttırılması; Kombine fiyatlarının pahalılığı... Bunlar küçümsenemeyecek sorunlar. Taraftardan yardım beklerken, ona yardım da edeceksin. Geçen sezon Avrupa Ligi varken ve kadro kağıt üzerinde de olsa çok daha iyiyken 1800 TL olan yer, bu sene 2250. Ama neden? 17 lig maçı, 5 Türkiye Kupası maçı desen, 22 maç eder. Maç başına 100 TL isteniyor. Kusura bakma ama Kasımpaşa maçı için de taraftardan 100 TL istenmez.

Fiyatları rakip takımların fiyatıyla kıyaslamak da doğru değil. Fenerbahçe'nin taraftarına sunduğu hizmet ile Beşiktaş'ın taraftarına sunduğu hizmet kıyaslanamaz. Sevgimizi biz rakiple kıyaslamayalım ama fiyat tarifesi çekilirken yönetim de rakiple kıyaslamasın. Sen 1500 TL de Kapalı fiyatına, taraftar tıklım tıklım doldursun o stadı. Muhtemelen aynı parayı kazanırsın ama stadın dolu olur en azından...

Kırmızı forma için de ayrıca teşekkür etmek lazım. Benim yıllardır özlemini çektiğim forma sonunda geldi. Ben tasarımı beğendim. Çok özel değil ama göz tırmalayan bir yanı da yok. Bundesliga gibi ismi alta yazdırıyorlarsa almam. Paşalar gibi üste yazdırabiliyorsan "Ernst" in adıyla yaşatırım o formamı.

Futbolda gidişat bu. Diğer branşlarda da durum farklı değil. Zaten an itibariyle Voleybol erkek takımımız yok... Onları da 3. yazıya bırakalım.

2 yorum:

CEM AKYUREK dedi ki...

Birilerinin bilinçlendiğini görmek pek keyifli. Kesinlikle katılıyorum. Feda diyorlar da bana bi şey olsa kim feda edecek kendini? :D

yasin çalkaya dedi ki...

FEDA sadece taraftaran neden bekleniyor anlamış değilim. En çok taraftar desteğin ihtiyacin olan senede fiyatlar en üstte. 2 tl bile etmeyecek tsirt icin 30 tl veren kisileriz. Son maclarda dikkat eduyorumda kapalı boşalıyor. Allahtan takım toparladıda kimse diğer konulara değinmiuor. Yoksa yaşlı diye ernst i yollayıp escudeyi almak ve inönünün çimlerine bu sene hiç adım atamayan ve muhtemelende atamayacak olan Q7 yi verilen paralar, anlamsızca inatlaşmalar ve uok saymalar. Birde unutmadan hani geldiğinde hesap soracaktı ? Hala bekliyoruz