
10 Kasım 2009 Salı
Hiddink kaçırılmaz

Fransa & Portekiz
Güney Afrika'ya giden takımlar büyük ölçüde belli oldu. Avrupa'nın 4 takımlık daha kontenjanı var, bu 4 takımlık kontenjana 8 aday. 18 Kasım'da herşey belli olacak..Defenders : Gallas and Sagna (Arsenal), Squillaci and Escude' (FC Seville), Evra (Manchester United), Abidal (Barcelona), A.Cissokho (OL), Fanni (Rennes).
Midfielders : Y.Gourcuff and A.Diarra (Bordeaux), L.Diarra (Real Madrid), Toulalan and Govou (OL), Malouda (Chelsea), Diaby (Arsenal), M.Sissoko (Toulouse).
Forwards : Henry (Barcelona), Benzema (Real Madrid), Anelka (Chelsea), Gignac (Toulouse), Remy (Nice).
Bir başka aday da Portekiz. Onlar da rötarlı da olsa gitme derdinde. Ronaldo sakatlığına rağmen kadroda, belki iyileşir umutlarıyla...Rakipleri Bosna'yı yakinen tanıyoruz, sürprize fazlasıyla açık bir maç. Pepe-Carvalho sağlam basmalı yere. Kaleciye uzaktan şutlarda çok iş düşüyor bir de. Kadronun en önemli eksiği Bosingwa, Ferreira eski günlerine dönerse sorun yok. Ronaldo olmasa da Deco, Simao, Nani sürükler. Ah bir de forvetleri olsa...Defenders : R.Carvalho and P.Ferreira (Chelsea), B.Alves and Rolando (FC Porto), Miguel (Valencia), Pepe (Real Madrid), R.Costa (Wolfsburg).
Midfielders : Deco (Chelsea), R.Meireles (FC Porto), Duda (Malaga), Moutinho and Veloso (Sporting Lisbon), Tiago (Juventus), F.Coentrao (Benfica).
Forwards : C.Ronaldo (Manchester United), Liedson (Sporting Lisbon), Simao (Atletico Madrid), Nani (Manchester United), H.Almeida (Werder Bremen), Edinho (Malaga).
09 Kasım 2009 Pazartesi
Vincent Chase = Leonardo DiCaprio ?

Bu ikili arasında enteresan bir bağlantı var. Kariyerleri birbirlerine çok benziyor ve Entourage yapımcılarının bunu bilerek yaptığını düşünüyorum. Benzerliklere gelirsek;
1. İkiside James Cameron'un yönettiği filmlerle (Titanic, Aquaman) patlama yapıyorlar
2. İkisininde daha sonra kariyerleri düşüşe geçiyor.
3. İkisininde yıldızı Martin Scorsese'nin yönettiği filmlerle (Gangs of New York, The Great Gatsby) tekrar parlıyor.
3. Kevin Connoly ve Leo, Entourage'daki Eric ve Vince gibi çok sıkı arkadaşlar
Bu arada Leo'nun 2013'de Aquaman'de oynayacağı konusunda dedikodularda var.
Tuncay'ı küstürmek

08 Kasım 2009 Pazar
Turbo tabela dışı!

Turbo 28 yarış sonunda tabela dışı kaldı. Beklenen yarışı forse etmesiydi tabiki. 1,05 ganyanıyla, grubunda en yakın favorisi Kafkaslı'nın 10,5 ganyan oranıyla karşılaştırılamayacak derecede favoriydi. Kuponuna yazmayan yoktu desek yeridir. Cumhuriyet Kupası Koşusu'nda tabela dışı kalmasının sebebi eski sakatlığının nüksetmesi olarak gösterildi ve 6 ay boyunca dinlendirileceği açıklandı. Daha önce sakatlığı bulunan Ayabakan'ı da zorla Kafkaslı'nın önüne atmışlardı ve 1 yıl önce sakatlanan Ayabakan hala pistlere dönemedi ve döneceği de henüz kesinleşmedi.
07 Kasım 2009 Cumartesi
Trabzonspor:0 - Beşiktaş:2
Neden her yazıya çıkan takımı eleştirerek başlıyorum? Kendimi skor yazarı gibi hissetmeye başladım açıkçası. Gerçi maç öncesi bu neden yok dediğim adamlar hep 2. yarıda oyuna dahil oldu ve hep olumlu katkısı oldu. Bir sonraki maç yine o adamlar kenarda, yine aynı hisler ve yine aynı sonuç. Daha sonraki maçın da öncekilerden farklı olduğunu söyleyemem. Sadece ben değil, bir çok arkadaşım da benimle büyük ölçüde aynı fikirde. Düşüncelerimiz teferruatlarda farklılık gösteriyor; O kadar da olsun...
Rakibin hücum hattını çökerterek en fazla 1 puan alınır. Bugün alınan +2 hatta +3 puan Hakan'ın ellerinde, biraz da Ferrari'nin ayaklarındaydı. Beşiktaş'ın alacağı puanlar bu kadar ucuz olmamalı. Maç başlar başlamaz kime sorsanız ikinci yarıda Bobo ve Yusuf oyuna girecek derdi. Bobo biraz geç de olsa girdi, Yusuf zaten 10 dakika oynayan Beşiktaş'ı oynatan adamdı. Denizli'nin bu hamlesini şuna benzetiyorum. Hani maçta bir oyuncu kanatta gelen topa kafa vurmaya niyetlenir, sonra top bel hizasından gelir ama o şartlandırmıştır kendini ve topa eğilerek saçma sapan bir kafa vuruşu yapar. Neden? Çünkü o topa kafa vurmayı aklına koymuştur. Denizli de kendini şartlandırmıştır. Takım bu 11 ile çıkacak ve ikinci yarıda bunlar girecek. Ben bu değişikliklerin oyun sistemine göre yapılan değişiklikler olduğunu sanmıyorum. Buna benim futbol bilgim yetmiyor da olabilir ama bildiğim bu. Bu değişiklikler Lucescu'nun Ahmed Hassan değişikliği değil...
Eğer bu UCL maçı olsaydı ve Trabzon da iyi bir Avrupa takımı olsaydı -ki bugün çok iyi oynadı- Beşiktaş için bugün 2.Stamford Bridge zaferi diyebilirdik. Ancak bu korkak futbola bu güzel yakıştırmayı yapmak içime sinmiyor. Yine de bana o güzel günü hatırlattıkları için hepsine çok teşekkür ederim...
05 Kasım 2009 Perşembe
Inter son anda

04 Kasım 2009 Çarşamba
Beşiktaş:0 - Wolfsburg:3

Savunmanın göbeğinde ve solunda ciddi bir problem yaşamadık ama sağ yine felçti. Herhangi bir yazımı İbrahim Kaş'a dokundurmadan bitirmek istiyorum ama zor gibi. Bu adam Beşiktaş'ın sağ bekinde nasıl oynar? Sağ bekte oynatılmak için kiralanır mı? Öncesinde Getafe ala ala Türkiye'den bunu mu alır? falan filan... Kaş hakkında 10 tane ardarda soru sorabilirim... Ben Kaş'ın stoper performansına notunu, önceki sene sanırım Çaykur Rizespor maçıydı, verdim. Sağ bekte oynamayacağı için not göstermeye ya da örnek vermeye gerek yok diye düşünüyorum. Her fırsatta dalga geçilen, alkışlarlayaşıyorum.com'da 4 sayfa gırgıra alınan Sabri bile çok daha iyidir. Ya da Galatasaraylıların Cihan Haspolatlısı ya da Niyazi Güney ya da kim olduğunu bilmediğim Denizlispor'un sağ beki. Ali Güneş'i alalım daha iyi... Ben bu kadar kötü bir bek performansı görmedim. Bütün atakları sağ bölgeden yedik... Denizli de bunu farketti ama Kaş'ı çıkarmak yerine Uğur'u o bölgeye yardıma gönderdi...03 Kasım 2009 Salı
Fernando Cáceres Komada

Pazar günü sabah saatlerinde Independiente hocası Caceres'in BMW'si silahlı bir çete tarafından çalınmak istenmiş ve çıkan çatışmada kurşun Cacares'in sağ gözüne isabet etmiş. Şuanda Caceres komada. 1996 yılında Caceres ile beraber Boca'da top koşturan Maradona ziyaret için hastaneye gelmiş ve bu tarz olayların Arjantin'de sıkça yaşandığını ve bununla ilgili birşeyler yapılması gerektiğini söylemiş. Ayrıca "Caceres is in the hands of God and I hope it helps" diye de eklemiş.
Arjantin takımlarıda Caceres'e pankartlarla destek olmuşlar ;

Futbol sabırsızdır

02 Kasım 2009 Pazartesi
Beckham Milan'a
AC Milan bu yıl UCL'de mücadele ediyorsa bunda geçen sene kiralanan Beckham'ın emeği büyüktür. Kaka'nın, Ronaldinho'nun formsuz olduğu bir senede, kalede Kalac'ın olduğu bir takımda en çok göze batanlardandı İngiliz.01 Kasım 2009 Pazar
Duygu...

31 Ekim 2009 Cumartesi
Beşiktaş:1 - Ankaragücü:0
Uzun süreden beri izlediğim en zevkli Beşiktaş maçıydı. İlk paragraftan genelde eleştirilerin odak noktası olan hakeme teşekkürlerimi sunayım. Verdiği hatalı ya da doğru kararlardan ziyade futbol oynanmasına müsade ettiği için teşekkür ediyorum. Halis Özkahya bugün EPL tadında bir maç oynanmasını sağladı...Beşiktaş bugün benim kafamdaki ideale çok yakın bir 11 ile sahadaydı. Stoperler dönmüş. Sağ bekte Toraman sol bekte Köybaşı. Toraman savunmacı bek, Köybaşı hücumcu bek. İsmail Köybaşı, yıllardır böyle bir bekin özlemini çeken Beşitaşlılar için ilaç olacak cinsten. Münch'ten sonra gelen ilk hücumcu bek, en azından ben öyle hatırlıyorum. Tabi Ekrem'i saymıyorum zira kendisi bek orjinli değil...Bugün, Mustafa Hoca bilerek mi yaptı, tesadüfen mi oldu bilmiyorum ama Yusuf ile İsmail'in aynı kanadı paylaşması çok verimli oldu. Halı saha topçusu Yusuf'un ara pasları ve İsmail'in bindirmeleri takımın bol bol pozisyon üretmesini sağladı. Genç biraz yoruldu ama salıya kadar bol bol dinlenir...
Genel görüntüye geri dönecek olursak. Ülkenin en iyi savunma hattının Beşiktaş'ta olduğunu düşünüyorum. Dörtlü defansın önüne Ernst-Fink. Hem hücumda hem de savunmada çok iş yapıyorlar. Rıdvan Dilmen'in aksine Ernst'in oyun kurabilecek, ileriye top çıkarabilecek ve orta sahada rahatlıkla top çevirebilecek bir oyuncu olduğunu düşünüyorum ve iddia ediyorum. Bugün de Ernst çok iş yaptı ve ileriye sık sık top çıkardı. Fink, Ernst kadar ortalarda görünmedi ama ortasahada o da çok az hatayla oynadı. Orta sahanın ilerisine baktığımızda, Yusuf 90 dakika sahada kaldığına şaşırmıştır tabi. Yorgunluk problemi yaşamamasının sebebi savunma yapmamış olmasıdır. Tello takımın en kötü yabancısı. Nobre ise savunmaya fazla geliyor. Geldiğinde çok verimli oluyor ama önce kendi işini yapmalı diye düşünüyorum.
İlk gol gelene kadar Beşiktaş'ın 3 tane net gol pozisyonu var. Gol 70'te gelmiş olsa 70 dakika maç tek kale giderdi. 1-0'lık skor Eskişehirspor 1-0'ı değildi. Eskişehirspor maçının hakkı 0-0 ise bu maçın hakkı da 3-0'dı ama olmadı. Pozisyon vardı ama kaçtı. Forvetlere yüklenmenin manası yok, oyuna sonradan giren Tabata da 2 tane kaçırdı, Ekrem de 1 tane kaçırdı. Bu futbol gelecek adına da bugün adına da yüzleri güldürecek futboldur. Bu yapı ile oynarsa Beşiktaş Wolfsburg'u burada yener...
15 dakikalık futbolla 1-0 kazandı demek haksızlık olur. Bütün maç boyunca o tempoyla oynamak mümkün değil. Elbette tempo düşecektir. Önemli olan maçın kontrolünü elde tutmaktı, bunu da ufak zaman dilimleri haricinde gerçekleştirdi. Bekler çalıştı, gol pozisyonlarına girildi, araya toplar atıldı. Stoperler 1 kez arkaya adam kaçırdı, 88. dakika hariç puan kaybetme korkusu duyulmadı. Savunma zaten çok iyiydi, ortasaha rakibe top göstermedi, hücum bol pozisyon buldu tek gol atabildi. Maç sonunda Hikmet Hoca'nın bile söyleyecek sözü olmamalı...Takım iyi yolda. Tabata ve Bobo, Wolfsburg için dinlendirildi. Bugünkü kadro çok iyiydi. Aman aman futbol yoktu belki ama kontrol tamaiyle Beşiktaş'taydı. Maç sonrası eleştirileri yanlı buluyorum...
Son paragraf Aydın için. Bugün Beşiktaş'ta olsa rotasyonda şans bulurdu. Ankaragücü'nde oynadığından fazlasını oynardı. Serdar'dan eksiği yok fazlası var...
FIFA WP of 2009 & Ballon d'Or
Ekim sonu itibariyle iki ödülün birden aday kadrosu açıklandı. Birisi FIFA yılın futbolcusu ödülü, bir diğeri Ballon d'Or...
Bir diğer ödül Ballon d'Or. Adaylar:30 Ekim 2009 Cuma
Yapma Üstünel!

