11 Mart 2011 Cuma

Manuel Fernandes



Beşiktaş'ın Portekizli yıldızlarından Quaresma ve Simao'nun kısa pantolonla gezdiği günleri biliriz. İkisini de daha 17 yaşındayken izliyorduk, biliyorduk. Hugo Almeida ve özellikle Manuel Fernandes hakkında çok bilgi sahibi değiliz açıkçası. Almeida'nın boyuna kanıp, ondan kafa golü bekleyenler çoktur mesela. Oysa Portekizli forvet kafasının aksine ayağına hakim bir oyuncu. Diğer Portekizli Fernandes'i ise nerdeyse hiç tanımıyoruz.


Adının dahi doğru yazılmadığı, bırakın spor yazarlarını, kulübün bile adını doğru yazamadığı, bir oyuncudan bahsediyoruz. Manuel Fernandes kimdir?



Fernandes, tipik bir yeni jenerasyon Portekiz ortasahası elemanıdır. Moutinho, Meireles, Veloso ve Fernades. Dördü için de ne tam olarak defansif ne de tam olarak ofansif diyebiliyoruz. Bunlar, Xavi ve Iniesta ile dilimize dolanan ve her ortasaha muhabbetinde konunun temas ettiği oyunu iki yönüyle oynayan adamlar. Meireles biraz daha hücuma yatkın, Veloso biraz daha savunmaya yatkın olmasına rağmen, tipik birer forvet arkası ya da defansif ortasaha değiller. Fernandes, oyun stili olarak Moutinho'ya benzeyen ve genel özellikleriyle çalışkan, mücadeleci ve top tekniği iyi bir adam. Milli takım konusuna da açıklık getirmek gerekirse, Arjantin ile oynanan hazırlık maçında kadroya dahil edilmemiş olması gösterge değildir. O maçta teknik direktör Paulo Bento 20 kişilik kadro kurdu ve Fernandes'i kesti. Hem maçın hazırlık maçı olduğu düşünülürse, hem de normalde oluşturulacak kadronun 23 kişi olacağı düşünülürse Fernandes için milli takım yolu açık görünüyor. Muhtemelen kadroya alınacak ancak kulübede başlayacaktır.


İyi bir oyuncu ülkemize geldiğinde, karşılaşılan soru hep aynıdır. İyiyse neden geldi buraya? Everton'dan neden ayrıldı? Valencia'dan neden ayrıldı? Mehmet Topal'ın kestiği adam değil mi bu? Hikayeyi biraz geriden başlayarak anlatalım. İngiltere'de kiralık oalrak geçirdiği yıllarda başarılı performans gösterdi ve Avrupa'dan ciddi teklifler aldı. Benfica satmak istemedi ancak Valencia'nın önerdiği yüksek bonservis bedeki, Portekiz ekibini ikna etmeye yetti. O dönemde Manuel için İspanyolların kasasından 18 milyon € çıktı. 2008-2009 sezonunda Valencia forması giydi ve başarılı bir performans gösterdi. Hatta 209-2010 sezonunun ortasında Inter'in yılsonunda alma girişimi oldu ama o dönemde sakatlığından dolayı Inter transferden vazgeçti. Bir önceki yıl Emery'nin kadrosunda yer bulan oyuncu sakatlık sonrası hocanın da gözünden düştü ve yedek kaldı. Sonrasında devre arasında Türkiye'nin yolunu tuttu. Mehmet Topal ile karşılaştırma konusuna gelince. Bu oldukça hatalı bir yaklaşımdır. Aynı bölgede oynayan bambaşka özellikte iki futbolcunun karşılaştırılması oldukça yanlış.



Fernandes'in en iyi özelliği uzaktan sert ve isabetli şutları. Ayrıca pozisyon zekası da oldukça iyi. Daha önceki bölümde bahsettiğim üzere teknik olarak da oldukça iyi durumda. Zayıf yanı da istikrarsız oluşu. Sakatlık yaşamadığı takdirde başarılı olmaması söz konusu dahi değil. Ben Fernandes'in gelecek yıl takıma kazandırılması gerektiğini düşünüyorum. Avrupa'da hala piyasası olan bir adam ve oyun stili Beşiktaş'a uygun. Ortasahada mücadele edecek ama teknik kapasitesi de iyi oyuncular özellikle bizim ligde iyi işler yapabilir.

Hiç yorum yok: