10 Şubat 2009 Salı

Sabır


Transfer sezonu sonu, Manu doludizgin, Liverpool ite kaka... İngiltere tam rayına oturmuş rutinleşmeye başlamıştı ki önce Adams'ın sonra Scolari'nin defteri dürüldü. Adams'ın yollandığı günün akşamında Brezilyalı yollanmasa İngilizler Adams ve Pompey üzerine çalışırlardı -ki çalışmaya başlamışlardı- Pompey'de hedef adını aylardır hatırlamadıkları Avram Grant dedikodularıyla başladı. Aylar sonra adını duyunca böyle biri vardı değil mi? dedirtti şanslı .... deyip bırakmak zorunda kaldığımız, lakabının geri kalanını söyleyemediğimiz Grant.

Akşam Scolari yollanınca Porstmouth'u unutuverdi herkes. Adams beni neden yolladılar anlamış değilim dedi ama kimsenin umrunda olmadı. Bunun için ayrı bir post açmam gerek çünkü gerçekten Adams'ın yollanması bana çok mantıklı gelmedi...

Gelelim Scolari'ye. Londra'nın havası yaramadı ona. Yoğun tempo ağır geldi. Milli takım hocalığında EPL'ye...Zor be kardeşim. Yılda 10 maç nerde, EPL temposu nerde...

İyi başlayan Premier Lig kariyeri hüsranla sona erdi. Toshack'tan Harris'e kadar herkes şoke olmuş durumda. Beklenmedik bir anda ve özellikle zamansız yollanması tartışılıyor. Hoca değiştirirsin ama transfer sezonu öncesi değiştirirsin ki yeni gelen hoca da kadrosuna eklemeler yapabilsin. Ya da madem yollamaya niyetlendin, Şampiyonlar Ligi maçını bekle. Hull'a kaybedilen puan sonrası vodkayı fazla kaçırınca Scolari'nin pimi çekilmiş...

Peki şimdi ne olacak. Söz konusu takım Chelsea olunca alternatif çok tabi. İlk akla gelen Hiddink. Sene başında da denediler ama olmadı. Artık gözü kesmediğinden midir, yoksa sadakatinden, verdiği sözlerden midir bilinmez Rusya'yı bırakıp da Chelsea'ye gelmiyor. En son menajeri de hiç bir yere gitmeyeceğini açıkladı. Bakacağız gün doğmadan neler doğar.

Hiddink'ten plase yerse alternatifi Mancini olur. İnter'de Juve'nin olmadığı ve Milan'ın Milan gibi oynamadığı dönemde aldığı şampiyonluklar referansı İtalyanın. Benim gözümde aman aman biri değil ama piyasası var işte. Biri kovulunca adı büyük takımla anılıyor.

Hemen arkasından Rijkard gelir. Mancini'nin bir değişik versiyonu. Şampiyonlar ligi kupası var ama onsuz Barça'yı da izlemeye doyamıyoruz. Hollandalı da öyle bir hocaydı işte. Gidince takım kendine geldi.

Avram Grant tekrar yazılmaya başlandı. Sanmıyorum... Başarısız olur demiyorum, geçen sene başarılıydı. Her iki kupayı da kıl payı kaçırdı ama işte karizması olmayınca yeni sezona onunla başlanmıyor.

Zola lafları geçti -ki taraftar bundan çok memnun olurdu- ama çok da sükse yapmadı. Hem West Ham vermek de istemezdi hocasını. Bu devirde kim kaybetmiş hocayı. Steve Clarke ile birlikte dönüş yapma ihtimali Rus'un kafasına yatabilir.
Sir Alex Ferguson ve Arsene Wenger örnekleri bu kadar göz önündeyken, hala kısa zamanda büyük başarı beklenmesini anlayamıyorum. Hadi bir kere oldu, Mourinho geldi EPL şampiyonu yaptı ama o bir istisnaydı. Kalıcı, uzun vadeli başarı isteniyorsa sabır şart. Bu, Demirören'in de kulağına küpe olsun. Alex Ferguson'un dediği gibi "Maalesef modern futbolda sabır kelimesi yok".


Hiç yorum yok: