31 Temmuz 2009 Cuma

Veda zamanı


Andrea Pirlo. Milano'nun iki devinde de oynasa da biz ona AC Milan formasını yakıştırdık. Kırmızı, maviden daha çok yakışmıştı İtalyan'a...

2001'de geldiği kulüpten ayrılma noktasında. Sheva ve Kaka ile parayı kıran ama geri dönüşümünü göstermeyen Milan, Pirlo'yu kadroda tutmakta zorlanacak gibi. Eski hocası Ancelotti, Pirlo'yu takımında görmek istiyor. Londra ekibi de bu konuda oldukça ısrarlı. Corriere Dello Sport'a göre Pirlo Londra ekibine çok yakın. İtalyan oyuncunun yakın arkadaşlarıyla vedalaştığını bile yazmışlar. Gerçi biraz Fotomaç tadı aldım...

Maviler, Mancienne ve Pizarro'yu önermiş, Galliani üstüne 15milyon € istemiş. E Pirlo bu, almak kolay değil tabi...

Hemen Beşiktaş'a bir pay çıkaralım. Pirlo, Chelsea'ye giderse; Deco o takıma fazla gelir...

Beşiktaş 2009 2010


Uzun süredir yazamıyordum. İş güç yoğunluğu buralardan uzaklaştırdı. Döndüm, yine bir ayrılık olabilir ama bu sefer bu kadar uzun olmayacak...

Beşiktaş'ın kısa bir değerlendirmesiyle başlayayım yeni sezona. Şampiyonluğunda bırakmıştım, bütün yaz yattım; onca transferi tek kelime yazmadan geçiştirdim..

Beşiktaş yeni sezona hazır mı? Sorunun cevabı 2 gün sonra daha belirgin bir şekilde ortaya çıkacaktır. Savunma hattından başlayalım. Geçen sezona göre savunma hattında iyileşmeler var. Sağ bekin Toraman'a emanet edileceğini varsayarsak Sivok-Ferrari ikilisi Rüştü'nün önünde olacaktır. Sol bek çok şükür Üzülmez'in değil. Bu hatta baktığımızda savunma olarak şu anda Türkiye'nin en iyisi gibi görünüyor. Hele hele Köybaşı umduğum gibi çıkarsa tadından yenmez. Verilen parayı göz önüne alınca Köybaşı'ndan Gökhan Gönül bekliyorum...

Orta sahada Fink & Ernst olacaktır. Fink, Cisse çıksın yeter. Ernst, etrafındakilere uyup stil değiştirmezse ortasahada savunmaya dönük bir problem yaşanmaz. Bu lig için geçerli elbette; UCL için Fink vasat kalır...

Tello-Holosko-Yusuf ortasahanın hücuma dönük oyuncuları. Bunlardan ikisinin oynayacağını düşünürsek zayıf bir üçlü. Bu durumda Beşiktaş'a acilen bir 10 numara lazım. "Efendim 10 numara devri kapandı, sen daha 10 numara diyorsun" düşüncesine kesinlikle katılmıyorum. Beşiktaş'ın Riquelme ayarında bir 10 numaraya ihtiyacı var. Aksi halde galip gelmek için gol yemememiz lazım...Haa bir de Serdar Özkan var; unutmuş değilim.


Forvet hattı Nihat ile birlikte biraz daha zenginleşti. Bobo - Nobre - Nihat. Sakat olmayan bir Nihat UCL'de Beşiktaş'ı ileriye götürebilir. Formda Bobo ve Nobre'de Beşiktaş için gol yollarında sıkıntıyı azaltır. 10 numaranın gelişi, forvet hattının da performansını artıracaktır...

2 gün daha bekleyip göreceğiz. Ben gelecek sezondan umutluyum. Adı geçen oyunculardan birinin alınması, ya da o kalitede bir oyuncu alınması Beşiktaş'ı UCL'de de başarılı kılabilir...

Polyanna mıyım acaba?

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Burak Yılmaz #2


bianconeri'nin ilk yazısından sonra Burak Yılmaz FB'den ayrıldı ve Eskişehirspor'a transfer oldu. Evet tebrikler bianconeri, transferi doğru bildin. Gelelim transfer sonrasına. Burak bazı basın organlarına yaptığı açıklamalarda Aragones'i yerden yere vururken, BJK'daki zamanlarına da gönderme yapmış ve bu senenin her zamankinden farklı olacağından bahsetmiş. Eses'e geçtikten sonraki açıklamlarını ve idman performansını dikkate aldığımda, Burak gerçekten çok hırslanmış. Manisaspor'da kiralık oynarken nasıl hırslıysa, şu an da o kadar hırslı ve özverili ki; hani bianconeri'nin A Milli Takım'a seçildi dediği Burak var ya o Burak geri dönmüş sanki. Bu sene patlama bekliyorum ben de Burak Yılmaz'dan. İsteyen takip eder, isteyen etmez. Benim her an gözüm üstünde olacak, bir gün yazdığımda Burak şöyleydi böyledi demeyi bırakın da izleyin derim sadece.

Şimdi; futbol zekası konusuna gelirsek, Burak gibi bir futbolcuda yok demek bence insafsızlıktır. Oynamayan bir oyuncu da ne zeka kalır, ne mentalite ne de güç kuvvet. Öncelikle oynatacak şans vereceksin. 1 hafta yedekten sokup, Rico pas verdi, onu da alamadı demek insafsızlıktan da öte. FB'de kaç maç oynadı bu adam. Belki FB kalitesinde değil diyebilirsin ama futbol zekası yok deme be abi!

Biz Türk futbolunda ne futbolcular, ne hocalar, ne yöneticiler, ne taraftarlar gördük vakti zamanında. Madem zekadan konuşacağız bunları niye konuşmuyoruz mesela? Kör adamların ilk 11'de oynadığı takımı, 6 yabancı futbolcunun sahada oyantıldığı zamanları, sahaya çıkmıyoruz deyip, as 11'ini çıkaran başkanları, bir hafta yuhalayıp, bir hafta alkışlayan taraftarları... Niye konuşmuyoruz bu zekası yüksek arkadaşları? Bunları gördük de ne oldu, hala Burak Yılmaz'da futbol zekası yok yorumlarıyla uyutuluyoruz. Yarın başka bir adam gelir, o da kör çıkar, işte o zaman konuşmaya başlarız biz bunları.

14 Temmuz 2009 Salı

Nerdeydik?


Blog bayadır uyku modunda. Ben tatile çıktım ve interneti anca bağlattım. E tabi evin yapılacak bi sürü işi olunca internete girmek pek mümkün olmuyor üstelik bloga yazacak gayrette gelmiyor o yorgunlukta.

Yazmayalıda birçok olay olmuş ilgi alanlarımızda;



NBA' de birçok hareketlilik yaşandı. Bunların en önemlileri ; Artest'in Lakers'a gelmesi, Carter'ın Orlando'ya takas olması, Hido'nun Toronto ile imzalaması, Rasheed Wallace'ın Boston'a gitmesi, Jefferson'ın Spurs'a takas olması ve Shaq'ın Cleveland'a takası. Bu takaslardan sonra eğer Lakers Odom'u elinde tutabilirse o zaman şampiyonluğun en büyük adayı olmaya devam edecek. Orlando'nun güç kaybettiğini düşünüyorum. Boston bu sene oyuncularının sağlık durumlarında bir problem olmaz ise doğuda en büyük favori. Cleveland ise hala overrated bir takım ve normal sezon içinde bunu göremeyiz yine belki ama playoff'ta çok zorlanacaklar.


Süper ligdeki takımlarımızda birçok transfere imza attı ve bunların devamıda gelicek gibi. Öncelikle Şampiyon Beşiktaş'tan bahsetmek gerek tabi. Nihat transferi çok önemli bir transfer zira Beşiktaş'ın yerli oyuncularının kalitesini arttırması gerekiyordu. Topuz olmadı Nihat geldi. Nihat bir sene oynayıp bir sene sakatlıktan yatan oyuncu moduna girdi iyice ve bu sene oynama senesi Nihat için. Bu ligde büyük iş yapar Nihat.İsmail Köybaşı'nı hiç izlemedim ve Beşiktaş yönetiminin ne kadar izlediğinide bilmiyorum ancak verilen para alternatifiniz Üzülmez olsa bile çok fazla bir meblağdır. Yabancı transferlere girmeden önce Demirören'in 3 sene önce yabancı kontejyanının artmaması için ne kadar yayagara kopardığını hepimiz biliyoruz ama şimdi kendisi yabancı kontejyanını açmak için oyuncularını zorla yollamak durumunda kalıyor ve artık kontrat dondurma yolunada gidiyor. Bana çok ironik geliyor açıkcası. Ferrari geçen seneki yanlış olan Zapo transferinin düzeltilmesi ancak yapılan hata Beşiktaş'a önemli bir maliyet getirdi. Ancak Ferrari Beşiktaş'ın defansını toplaması açısından önemli bir transferdi zira şampiyonlar liginde o defans utanç verici yeni sonuçlar doğurabilirdi yine.



Fenerbahçe transfere hızlı girdi. Topuz ve Özer hamleleri yerli oyuncularının kalitesini arttırmak açısından önemli. Sağ kanatta fazla oyuncu birikti deniyor ancak iki oyuncuda orta sahanın bir çok yerinde forma giyebiliyorlar ve Daum'un sol kanatta ters ayaklı oyuncu oynatmayı sevdiğide bilinen bir gerçek. Bilica kalieli bir defans ve topu oyuna sokabilen yapısı ile önemli bir oyuncu olacak Fenerbahçe için. Yanında kimin oynayacağı ise hala belli değil. Lugano'nun geri dönme durumu var deniyor. Edu ile sanırım yollar ayrılacak. Yabancı transferinde ilk hedef önlibero. Poulsen iyi bir tercih ancak oyuncu gelmek istemiyorsa çokda üstünde durmamak lazım. Sol açık ve Guiza'nın durumuna göre bir forvetde alınabilir.



Galatasaray Frank Rijkaard ile 4-3-3 sistemine geçiş için kolları sıvamış durumda. Servet'in gitme durumuna göre alınan Gökhan Zan ilk on bir başlayacak ise Galatasaray için önemli sıkıntılar var demektir. Hem Servet hem Gökhan Rijkaard'ın sevdiği topu oyuna sokabilen tipte defans oyuncuları ile alakaları yok üstelik ikiside ağır oyuncular olduğu için yine Rijkaard'ın sevdiği bir şey olan defansı öne çıkarmak önemli riskler taşıyor Galatasaray için. Bunun dışında Arda'nın bir iç oyuncu haline gelmesi ne kadar doğru bilemiyorum. Geçen sene Arsenal'de Wenger'in Nasri'yi içerde oynatmayı denemesi ve bunun iyi sonuç vermemesi tarz olarak Nasri'ye benzettiğim Arda içinde kötü bir sinyal açıkcası üstelik şutu zayıf olan bir oyuncu için içte oynamak önemli bir handikap bana göre. Keita transferi güzel bir transfer. Sevdiğim kanat-forvet oyuncularından biri. Önemli katkılar vereceğini düşünüyorum.



Son olarak diğer yazar arkadaşlarıma sesleniyorum; Uyanın lan! özellikle de sen Zanzi!