
5 Ağustos 2011 Cuma
O kupa öyle mi tutulur?

4 Ağustos 2011 Perşembe
Fon öcü müdür?
Geçen sene Almeida transferinde gündemi uzun süre meşgul eden fon, dün Beşiktaş'ın resmi siteden verdiği bilgilendirme haberinden sonra yine gündemde. Bir önceki yazıda Beşiktaş'ın Muhammed, Atınç ve Necip'in ekonomik haklarının br bölümünün fona devredilmesi ile ilgili görüşmelere başlaması üzerine bir değerlendirme yazmıştım. Şartları bilmediğimiz için sonu güdük kalmış bir değerlendirme oldu. Şartları bilene kadar dabu şekilde kalacaktır.
Gelelim fonla olması muhtemel ikinci ortaklığa. Şu an duygularımızdan arınmış halde, işlerin ekonomik boyutunu konuştuğumuzu unutmayalım. Olaya biraz farklı bir açıdan bakalım. Bugün Arda Turan'ın ederi nedir? Benim tahminim Arda için 12-13 milyon € bonservis bedelini gözden çıkaracak kulüp bulunur.Rusya & Katar gibi ülkeleregiderse bu fiyat artar. Ancak biz Avrupa için düşünelim. Arda Hırvat olsaydı fiyatı 20-22 olurdu. Oysa aynı futbolcu. Neden fiyatı değişsin ki? Değişir, değişiyor işte. O kadar yetenekli oyunumuzun olduğunu söylüyoruz. Kimi kaç paraya satmışız? Gökdeniz Karadeniz, Hakan Şükür, Fatih Tekke, Nihat Kahveci. Gökdeniz ve Fatih'i geç, onlar Rusya pazarına satıldı. Hakan Şükür'ü ele alalım. O dönemde Hakan, Belçika vatandaşı olsaydı ederinin en az 2 katını öderlerdi. Bunu Türk'ü sevmediklerinden yapıyor değiller. Pazarımız yok. Bu kadar basit. Bir şekilde oluşmamış ve yeni yeni olmaya başlıyor. Dünyanın en iyi yumurtasını sizin tavuklar yumurtluyor olsa pazarınız yoksa hakettiği paraya satamazsınız. Olması gereken değerinin çok çok altında bir paraya satarsınız. Neden? Çünkü iyi para verecek biri sizin yumurtalardan haberdar değildir. Bilmiyordur. Ama pazarınız varsa, istediğiniz paraya okutursunuz.
Beşiktaş'ın geleceği satılıyor mu?
Bu dönemde resmi sitede en az görmek istediğim haber bu olabilirdi: "Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş'den İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına (İMKB) gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformunda yer alan açıklamada, ''Profesyonel futbolcularımız Necip Uysal, Atınç Nukan ve Muhammed Demirci'nin ekonomik haklarının belli bir kısmının değerlendirilmesi ile ilgili olarak fon (Quality Football Ireland Limited) ile görüşmelere başlanmıştır'' .
"Bu yaklaşım iyi güzel de, gerçekçi değil ki. Yarın bu adamlar iyi olduğunda Man City, Necip'e 20 milyon verse Beşiktaş satmayacak mı?" Haklısınız satacak, belki çok daha ucuza gidecek ama bunlar beni ikinci planda ilgilendirir. Ben taraftarım, işin parası umrumda olmaz. Ben duygusal bakarım arkadaş. Sadece ben değil çoğumuz öyle bakarız. Bundan 20 yıl sonra Beşiktaş için hala Metin Ali Feyyaz'lar konuşulacaktır. Quaresma-Guti-Simao güzel bir hatıra olarak kalacaktır. Düşündüğümüzde içimiz ürperecektir ama Metin, Ali, Feyyaz, Rıza, Şifo Mehmet kalbimizin bambaşka yerinde olacaktır.1 Ağustos 2011 Pazartesi
Paul Scholes
15 Eylül 2009 Salı gününün bende ayrı bir yeri var. Beşiktaş Man Utd maçı, o dönemlerde beni derinden etkileyen bir olay ile aynı güne denk gelmişti. Bu tarihi maç vesilesiyle mi hatırlıyorum, yoksa o olay mı beni daha fazla etkilemişti bilmiyorum. Tarih aklımda. Net. Ve unutacağımı da sanmıyorum.
Sokak arasında top koştururken Del Piero, Beckham, Ronaldo, Scholes olurduk. Scholes'u diğerlerinden ayıran futbol stilinin, farkında olduğumuzdan değil ya. Kırmızı saçlarıydı, bize onu farklı kılan. Kırmızı şeytanla özdeşleşen adamdı bir nevi. Manchester United'dı o.
Xavi için örnek alınacak bir insandı. Zidane, Guardiola, Nani, Cristiano Ronaldo, Sam Allardyce için gördükleri en iyi orta saha oyuncusuydu. Blanc'a göre İngilitere'nin en iyi oyuncusuydu. Sir Alex'e göre Man Utd'ın sahip olduğu futbol zekası en yüksek oyunculardan biriydi. Rooney, Robben, Capello, Mourinho, Bobby Charlton, Wenger, Giggs ve daha birçokları için farklı biriydi. Hatta birilerini övmeyi çok sevmeyen Pele bile, kendine de pay çıkarmış olsa da "Benim dönemimde oynasaydı, daha fazla atardım" diyebiliyordu onun için.Daniel Sturridge

Francisco Javier Arce Rolon
Paraguay denince akla kim gelir? Oscar Cardozo? Roque Santa Cruz? Lucas Barrios? Nelson Valdez? Edgar Barreto? Justo Villar? Acuna, Chilavert, Paredes, Gamarra... Yok, hiç biri değil. Paraguay denince benim aklıma ilk olarak Francisco Arce geliyor.31 Temmuz 2011 Pazar
2014 Dünya Kupası Eleme Grubu
Daha önümüzde Avrupa Şampiyonası varken ve hala elemeleri devam ederken. 3 yıl sonra gerçekleştirilecek bir turnuvanın kura çekimi insanı heyecanlandırır mı? Turnuva Dünya Kupası ise evet. Hasret kaldığımız Dünya Kupası finallerine gidilecek rota belirlendi. En az bir buçuk yıl sonra oynayacağımız takımlar hakkında şimdiden ahkam kesmek çok doğru olmayacaktır. Hatta 1.5 yıl sonraki Türkiye için de çok net cümleler sarfedemeyiz. Yine de ön bilgi olması açısından rakipleri tanımakta fayda var.3. torbadan gelen Macaristan tercih edilebilecek bir ülke. 3. torbanın en zayıf ekiplerinden biriydi. Bu bağlamda şanslı bir kura çektiğimiz söylenebilir. Geçmişte Puskaslı döneminde büyük başarılara imza atan Macarlar son yıllarda büyük turnuvalara katılamıyor. En son 86 Meksika'da boy gösteren Macarlar, 25 yıldır turnuvalardan uzakta. 2012 elemelerinde Hollanda ile aynı gruptalar ve grupta 3. sıradalar. Finallere gitmesi ise zor görünüyor. Kadrolarında tanıdık isimlerin yanı sıra, yetenekli ve Avrupa'da isminden söz ettirme potansiyeline sahip isimler de var. Pijamalı kaleci Kiraly, Samsunsporlu Pal Lazar, EPL tecrübeli kaptan Zoltan Gera, bu sene Anzhi'ye transfer olan Balasz Dzsudzsak, Sampdorialı Koman ve Laczko ile Yunanistan'da top koşturan Nemeth.
4. torbadan gelen Romanya'nın Macaristan'dan çok farklı olduğunu söyleyemeyiz. 90'lardaki altın çağının ardından derin bir sessizliğe bürünen Rumenler, yıllardır büyük turnuvalarda başarılı olamıyor. 2012 elemelerinde de grupta işler hiç de istedikleri gibi gitmiyor. Kadrosu Macaristan'a göre kısmen zengin olsa da, çok iyi bir kadro altyapısının olduğunu söylemek zor. Chivu, Sapunaru, Lobont, Tamas, Stancu ve sorunlu kaptanları Mutu takımın öne çıkan isimleri.
5. torbadan gelen Estonya'nın kolay lokma olmadığının farkına varmamız gerekir. Milli takımımızın kolay rakiplere puan bırakabildiği de hesaba katılırsa, Estonya maçlarına iyi konsantre olunmaması durumunda hiç de beklemediğimiz skorlar alabiliriz. 2012 eleme grubunda 4. sıradalar. Finallere katılmaları çok mümkün görünmüyor ama performanslarının çok kötü olduğunu söyleyemeyiz.
Son torbadan gelen Andorra ise puan almak için gelecek. Sadece bize karşı değil, tüm eleme maçları boyunca amaçları tek puan almak olacaktır. 2012 eleme grubunda 0 puandalar ve puan almaları sürpriz görünüyor. Bizimle oynayacağı maç öncesi kalecisi kasap, ortasahası işçi, forveti kasiyer geyikleri dönecektir.
24 Temmuz 2011 Pazar
22 Temmuz 2011 Cuma
Jose'nin basın toplantısı

21 Temmuz 2011 Perşembe
Real tatilde
20 Temmuz 2011 Çarşamba
Balo konuşuyor

18 Temmuz 2011 Pazartesi
Mendes'in adamı Bebe


17 Temmuz 2011 Pazar
Genç hocanın yaşlı takımı: Villas-Boas & Chelsea



16 Temmuz 2011 Cumartesi
Dario Conca

FM 12'de artık Conca'yı almak daha zor olacak. Hatta ilk yılında alınamayacak. Zira yeni transfer yaptı. Villarreal, Arjantinli oyuncuyla 5 yıllık sözleşme imzaladı desem kimse şaşırmazdı ama Conca öyle yapmadı. 28 yaşına gelmiş ve şimdiye kadar Arjantin - Brazilya takılmış adam artık paranın gözüne vurayım demiş. Çin'in Guangzhou Evergrande takımı basmış parayı almış Arjantinli'yi.



