7 Ağustos 2008 Perşembe

İşçi & Köylü Arshavin


Avrupa Şampiyonası'nda yıldızı parlayan ve bu sezon Avrupa'nın 3 büyük liginden birinde top koşturmasına kesin gözüyle bakılan Andrei Arshavin, Kulübü Zenith'in istediği yüksek bonservis nedeniyle önce Barça kapısından döndü şimdi de İngiltere hayali suya düşmek üzere.

Tottenham'ın istediği yıldız oyuncu; Zenith'e kendi dilinde cevap verme niyetinde. Menajeri Dennis Latcher Arshavin'e izin verilmemesi durumunda, oyuncusunun greve gideceğini söylemiş.

Biz bu duruma pek alışık değiliz; bizde pek yoktur öyle grevdir, boykottur. Söz konusu futbolcu Rus olunca iyi bilir böyle şeyleri. Yarın Tottenham'a geldiğinde Juande Ramos'u devirelim; devrim yapalım diye futbolcuları ayartırsa kimse şaşırmasın.

Bir de kendine köle benzetmesi yapmış. En son Ronaldo kendine köle demişti. Onunki biraz lüks köle olmuştu ama Arshavin'in bu durumu acıklı.

Arshavin için söylenecek son söz 2. Ekim Devrimi geç olabilir; malum transfer sezonu Eylülde bitiyor...

Geçelim B Planına


Ronaldo rüyasının bitmesinin ardından Real B planına geçti. 25 gün içinde kadroyu güçlendirmek adına herşeyi yapacağa benziyorlar. Schuster ilk 11 i güçlendirecek adamlarla transfere başlama hedefinde. Listenin başında Villa, Diego, Kaka, Huntelaar ve Benzema var. Kaka işi zor; Ronaldo 2 ay sürdüğüne göre Kaka'da nerden baksan 1.5 ay çeker. 25 gün Kaka için az; tabi Berlusconi paranın kokusunu alırsa 1 haftada da kapanabilir.

İlk hedef Villa.İspanyol için Tottenham da devrede; iş kızışırsa Kral basar parayı alır. Huntelaar'ı alırsa hücum hattı neredeyse tamamen portakal olacak.
Diego ve Benzema ise iyi oyuncular ancak Madrid halkının yüzünü güldürmeye yetmeyebilir. Calderon'u zor günler bekliyor...

Bitti!!!


Umarım bu post Ronaldo ve transferi hakkında bu sezon yazılan son post olur. Real'in bitmek tükenmek bilmeyen arzusu, Manu'nun elinden kaçırmamak için can havliyle verdiği savaş ve bu savaşa sebep olan kararsız Ronaldo.

Sonunda bitti... Önce Fergie açıkladı Ronaldo'nun gelecek yıl da Manchester'da kalacağını ardından Ronaldo doğruladı ve ekledi: "Gelecek yıl da Manu'da kalacağım, bu verilmiş son kararım ve bundan sonra duyacağınız transfer haberleri tamamen gerçek dışıdır."

Cristiano, bütün yaz kızlarla eğlenirken, Calderon'un rüyalarının süsledi, Fergie'nin kabusu oldu. Madrid, artık Ronaldo için 1 yıl daha sabredecek. Calderon Vaart ile başladı; elinde liste, cebinde para kapı kapı dolaşacak gibi. Ronaldo ise ekim ayına kadar sakat. Sir dört gözle, elinde meşe odunu 7 numarasını bekliyordur şimdi...

6 Ağustos 2008 Çarşamba

II. Santa Cruz


Haberi okuduğumda "Ne alaka Santa Cruz zaten Rovers'da değil mi?" dedim. Sonra detaylara inince söz konusu kişinin Santa Cruz Jr. olduğu anlaşıldı. Blackburn,Roque'yi elinde tutabilmek için duygusal yollara başvurmuş Roque'nin kardeşi Julio Santa Cruz ile 3 yıllık sözleşme imzalamış. Ewood Park'ta Blackburn taraftarının bu sezon Santa Cruz'u izleyip izleyemeyeceğinin hesapları yapılırken; Mavi- Beyazlı taraftara iki Santa Cruz'u bir arada izleme fırsatı doğdu. Ince, bizde Santa Cruz çok, birini versek de olur demezse, bu sezon Blackburn'de abi-kardeş dayanışması yaşanabilir.

Ariel Ortega


Ariel Ortega rahat durmuyor. Hazır söz Arjantinlilerden açılmışken bir başka istikrarsız oyuncu Ortega için de bir şeyler yazayım dedim. Fenerbahçe'den olaylı bir şekilde ayrıldıktan sonra futbol hayatı bitti dendi ama pek öyle olmadı. Fenerbahçe'den ayrılınca bir kasa tazminat ödemek zorunda kaldı ama Fenerbahçe parasını alabildi mi alamadı mı bilmiyorum.

Ortega Fenerbahçe serüveni sonrası 2 yıl Newells'ta oynadıktan sonra baba ocağı River'a 3. dönüşünü yaptı. Beklenmedik bir şekilde son derece de başarılı oldu. Hatta geçen sene Clasura'nın alınmasında büyük pay sahibiydi.

Bitmek tükenmek bilmeyen sorunlarına alkolü de ekleyince Diego Simone yol göstermiş 34'lük yıldıza. Ortega 1 yıl kiralık olarak Birleşik Arap Emirliklerinde oynayacakmış. River 1 yıl kiralık verme karşılığında 1.7 milyon dolar'ı kasasına koyarken Ortega'nın bu işten karı 700,000 Euro olacakmış.

Arjantinliler futbolcunun her türlüsünü iyi pazarlıyor. Gencini Avrupalılara, yaşlısını Araplara. Dünya onlara güzel...

3. Cruzeiro Seferi


Juan Pablo Sorin. Uzun saçlarıyla ve ismiyle tam bir Arjantinli. Kendisinin pek uyumlu biri olduğu söylenemez. 32 yaşında ve River hariç uzun soluklu bir macerası yok. Bir dönem milli takıma da kaptanlık yapan Sorin 2 senedir Almanya'daydı, zaten son dönemlerde adını da hepten unutur olmuştuk. Şimdi Cruzeiro ile antremanlara çıkıyormuş, henüz ortada bir kontrat yok. Cruzeiro'da oynamak istiyormuş, o olmazsa Güney Amerika'dan başka bir takım bakacakmış kendine. Avrupa'dan sıkılmış heralde. Cruzeiro Sorin için kürkçü dükkanı olmuş, imzalarsa 3. Cruzeiro seferi olacak...

Bay Cevap


Mourinho İtalya'da kendini belli etmeye başadı. İngiltere'ye gittiği günden beri gerek Wenger ile gerek Fergie ile gerekse de diğer hocalarla yaptığı atışmalarla gündemden düşmeyen Portekizli şimdi de İtalya'da esiyor.
Önce Ancelotti ile sonra Ranieri ile kapışmış. Ancelotti, basının gazına gelip Mourinho'nun futbolculuk dönemine laf edince, Portekizli rahat durmamış vermiş cevabı: "Ancelotti unutmasın ki Milan en iyi futbolunu Sacchi dönemide yaşadı; Sacchi'nin de futbolculuk kariyeri yok".
Ranieri'de kaşınmış; Hamburg maçı sonrası "Ben Mourinho’ya benzemem. Kendimi ispatlamak için kupalar kazanmama gerek yok" demiş; Jose'ye volelik top atmış. Mourinho'da bu fırsatı değerlendirip saydırmış aklına ne geldiyse: " Ranieri benimle ilgili doğru konuşmuş. Hırsım dolayısıyla, kariyerimde gururla bakabileceğim başarılar kazandım. O ise kazanmayı pek düşünmeyen bir insan.Geriye baktığında kazandığı sadece bir Super Kupa ve küçük bir kupası var. Bu mentalitesini değiştirecek yaşı çoktan da geçti. Yaşı da 70’lere dayandı ne de olsa". Al sana tokat...
Ardından da taa İngiltere'den Scolari konuşmuş: "Mourinho'ya sorsanız 'ben 10 sene şampiyon olacağım' der. Ben ise 10 şampiyonluk kazanmaya çalışacağım derim'' demiş ve Mourinho'nun kendini beğenmiş ve kendisinin mütevazi biri olduğunu savunmuş. Bu mudur mütevazilik. Mütevazi olan ben mütevaziyim der mi?
Belli ki hocalar bu sene Mourinho'nun üzerine çok oynayacak; Mourinho'da bu duruma sessiz kalmaz; bu işten medya karlı çıkar...

Ljungberg nereye


Tam 9 yıl Arsenal formasını terlettikten sonra geçen yıl West Ham'a transfer olmuştu .Pek alışık değildik böyle transferlere. İngiltere'de bir oyuncu bir takımda 9 yıl oynadıktan sonra kolay kolay kopmazdı, Arsene Wenger bu gidişata son verdi Arsenal'de. Thierry Henry de gidince Ljungberg'in gidişi gölgede kaldı; pek ses çıkarmadı.
İsveçlinin Upton Park macerası çok uzun sürmedi. West Ham Utd ile Ljungberg yollarını ayırdı. Ljungberg yaptığı açıklamada "Bütün zamanımı West Ham için harcadım ve burada mutluydum fakat bu karar her iki taraf için de en iyisi" derken, West Ham yöneticisi Scott Duxbury "Freddie ile anlaşmaya vardığımız için mutluyuz" dedi ve Ljungberg'e gelecekte başarılı olmasını diledi.
West Ham hocası Curbishley bu sezon ciddi şekilde kadroda revizyona gitmiş ve daha önce Pantsil, Zamora ve Solano ile yolları ayırmıştı.
Eski kulübü Halmstad'a dönebileceği konuşuluyor ama Ljungberg eski arkadaşları Pires ve Henry gibi İspanya'nın yolunu tutmaz mı?

Tatil Yok!


Berlusconi Pekin'deki yıldızları özlemiş olsa gerek, "Kupa biter bitmez gelin" demiş. İki yıldıza bu sene tatil yok. Brezilyalılar yorgun argın demeden, elenir elenmez - ki kolay kolay elenmez- Milano'nun yolunu tutacağa benziyor. Ronaldinho, Barca'dan ayrılmasaydı belki Messi gibi o da dönerdi kulübüne bu sayede hem yoğun olimpiyat temposundan yırtardı hem de hazırlık maçlarında onu da izleme fırsatı bulurduk. Kim bilir belkide "nerdende geldik buraya" diyordur.

Bu arada Milan 5 yediği Chelsea maçında forvetsiz ve kalecisiz oynamanın ne demek olduğunu gösterdi bizlere. Pato ve Ronaldinho gelene kadar forvete ve kaleye takviye yapsa hiç fena olmayacak...

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Kupa sonrası...


2001-2002'de Roma'nın 1, İnter'in 2 puan önünde şampiyon olan Juventus ile aynı sezon İtalya kupası finalisti (Finalde Juve'ye 2-1 ve 0-1 ile kaybetmişti) Parma 2002 Super kupa finalinde karşı karşıya gelmişlerdi. Bir önceki yılı double yaparak tamamlayan Lippi'nin öğrencileri kupa geleneğini sürdürmek isterken Parma rövanş peşindeydi. 11 Haziran'da Tripoli'de oynanan maçta Del Piero'nun 2 golüne karşı Di Vaio'nun tek sayısı yetmiyor ve Juve müzesine bir kupa daha götürüyordu...

Maç sonrası soyunma odasında duşlar alınmış, havlular sarılmış keyif fotoğrafı çekilmiş. Kupayı Tacchinardi'nin eline tutuşturmuşlar; gecenin yıldızının yüzünde her zamanki tebessümü; Ferrara'da yılların vermiş olduğu rahatlık, doygunluk...

Nice kupalara Juve...

3 Ağustos 2008 Pazar

Kral'ın Raketi!

Miguel Angel Nadal; 62 kez İspanya milli takım forması ve tam 8 yıl Barca forması giydi. Yeğeni Rafael Nadal dünyanın en ünlü tenisçilerinden..
Kim bilebilirdi ki; Miguel Nadal'ın yeğeni, Barça'nın en büyük rakibi Real Madrid hayranı olacak.
Meğer kral sevgisi, amca sevgisinden büyükmüş..

Bir zamanlar #3, Sebastian Deisler


Henüz 18 yaşındayken Borussia MGB A takımına yükselmişti. 4 yıl içinde önce Hertha ardından Bayern'e transfer oldu. Başarısı onu Alman milli takımına kadar götürmüştü. Alman futbolunda efsane bir isim olacak kadar yetenekli değildi ama sahadaki disiplini ve azmi Almanlar için onu başka kılıyordu.

"Artık dizlerime güvenmiyorum. uzun zamandır bu sıkıntıyı yaşıyordum. Artık futbol oynamaktan eskisi gibi keyif almıyorum. Bir gecede verilmiş bir karar değil bu, zamanla bu karara vardım." 27 yaşında futbolu bırakmak zorunda kalan Deisler'in diz sakatlığı sebebiyle kliniğe yatırıldıktan sonraki sözleri. Bayern Munih genel menajeri Ulrich Hoeneß büyüklük yapmış; "2009'a kadar futbola dönmek isterse kapımız açık"demiş.

Basti'nin sakatlığını değilde, transfer dedikodusunu yazmak isterdim bloga...

2 Ağustos 2008 Cumartesi

FM Efsaneleri #1

Uğur'un favori kulüpleri...

"Manchester'ı, Arsenal'i, Liverpool'u, Barca'yı, Milan'ı tutarım; İnter'i de tutarım; Madrid'i de tutarım; Galatasaray'ı da. Hepsini tutarım. Hem Milan'ı hem İnter'i, hem Barca'yı hem Real'i severim". Munih'i de Chelsea'yi de severim ama yer kalmadı onları yazamadık.

1 Ağustos 2008 Cuma

Shawn Kemp Avrupa'ya mı?

I'm trusting The Sport Count's Babelfish skills here, but MetroNews Italia is reporting that 40-year old, six-time All-Star, and baby-makin' machine Shawn Kemp has been offered a contract by Italian club Premiata Montegranaro. So, for those of you with your "NBA-Euro Bingo cards" out at home, that brings the list of players to have signed or be considering a move overseas to: Childress, Garbajosa, Delfino, Nachbar, Krstic, Brezec, Landry and Delonte West. Hopefully Reignman completes that elusive "X" you're gunning for.


Sanırım 18 tane falan çocuğu var bunun. Avrupa'daki nüfus azalmasına iyi gelir Kemp. Seneye İtalya'da %5 falan artar nüfuz.

Steve Nash & Baron Davis